0 yorum  |  Yorum Yap
Markalar ÇELİK YAYINCILIK
Ürün Kodu: ÇELİK-KARADAVUD
Stok Durumu: Stokta var
80,00TL 100,00TL
Vergiler Hariç: 74,07TL
Delâil-i Hayrat Şerhi - Kara Davud - Süleyman Cezuli
Büyük Boy Ciltli 17x24 cm Ebat - 1088 Sayfa
"Sizlere sunduğumuz bu büyük eser, içinde salâvat-ı şeriflerin toplandığı " Delâil-i Hayrat Şerhi' dir"Sadece salâvat-ı şeriflerin ve duaların mânaları, şerhi ile yetinilmemiştir. İçerisinde bir tarih hazinesi de sığdırılmıştır. İslâm Tarihi... Dünya Tarihi... İnsanlık Tarihi eserin üstünlüğünü, faydalarını iki satırla anlatmamız mümkün değildir. Bunu oku yunca anlıyacak çok istifade edeceksiniz..


Yazar: Ebu Abdillah Muhammed b. Abdirrahim
Şerheden: Kara Davud İzmiti
Sadeleştiren: Abdulkadir Akçiçek
Tetkik ve Takdim: Veli Ertan
Sayfa Sayısı: 1088
Boyut: 17 x 24 cm 
Basım Yeri: İstanbul
Basım Tarihi: 2014
Kapak Türü: Ciltli Sert Kapak
Kağıt Türü: İthal Kağıt
Dili: Arapça - Türkçe 
Temin Süresi: Aynı gün kargo

Sizlere sunduğumuz bu büyük eser, içinde salavat-ı şeriflerin toplandığı "Delail-i Hayrat Şerhi"dir. Sadece salavat-ı şeriflerin ve duaların manalarını, şerhi ile yetinilmemiştir. İçerisine bir tarih hazinesi de sığdırılmıştır.
İslam Tarihi... Dünya Tarihi... İnsanlık Tarihi...
Eserin üstünlüğünü, faydalarını iki satırla anlatmamız mümkün değildir. Bunu okuyunca anlayacak ve çok istifade edeceksiniz.    SİTE: 
...Delail-i hayrat Şerhi Kara Davud, sayın mütercimin de kitabın önsözünde belirttiği gibi; mevzuu tamamı ile salâvat-ı şerife ve duâlara inhisar etmektedir. Bu yönü ile , bu değerli eser , bir kaynak mesabesindendir. Zira, kitabın sonuna konulan fihriste bakıldığı taktirde, eserin muhtevası hakkında ilk bakışta malumat edinmek mümkündür.
Eserin asıl metninin müellifi; zamanın kutbu , ilim ve takvadan, zühd ü salâhta emsalsiz, Ebu-Abdullah künyesi ile maruf Muhammed b. Abdurrahman Cezuli'ye aittir. Bu zatın, hasep ve nesep bakımından Hazret-i Hasan'ın r.a. Pâk soyundan geldiğini tarihler kaydetmektedir. 
İşte böyle bir neslin soyundan gelen allâmenin eserini şerh edenler çoktur. Bu şerhler arasında, Kara Davud efendinin şerhinin müstesna bir yeri vardır. 
Kara Davud Kanuni Sultan Süleyman (1520-1566) devrinde yaşamış mümtaz ve müstesna âlimlerden biridir.  
Kamus'ül- Alâm müellifi Şemseddin Sami'nin zikrettiğine göre muamelâta dair , kendi adı ile yad edilen kitabı şöhret bulmuş ve İslam âleminde tanınmış bir zattır. 
Her mütercimin bir tercüme üslubu ve metodu vardır. Bunun yanında birde tertib ve tanzimi bahis konusudur.    SİTE: 
İşte bu elimize geçen kitapta bu hususları görmekteyiz. 
Bu eseri sadeleştiren ve Arapça kısımlarını tercüme eden sayın Abdülkadir Akçiçek, şerhi yapılan Arapça metni olduğu gibi , kitabına derç etmiş ve bu Arapça metnin okunuş tarzını da yeni harflerle göstermiştir. Bunun alt kısmına da aynen tercümesini almıştır. Bu tercümenin şerhi diğer sayfalardadır...
 SİTE: www.kitaptakipcileri.com

                   ÖNSÖZ

 Sizlere sunduğumuz bu büyük eser, içinde salâvat-ı şerifelerin top­landığı DELÂİL-I HAYRAT ŞERHİ 'dir.

 Bu şerhi yapan zat, KARA DAVUD İZMİTΠ'dir.

 DELÂİL-İ HAYRAT için yapılan başka şerhler varsa da, en mute­beri ve itimada şayan olanı budur. Galiba, diğerlerinin pek çoğu matbu değildir.

 Şerh eden zat, bu eserine şu ismi vermiştir: MUVAFFIK'ÜL-HAYRAT Lİ NEYL'İL-BEREKÂT Fİ HİZMETİ MENBAİS SAADAT..  (1)

 Görüldüğü gibi, bu isim uzundur; ezberlenmesi ve söylenmesi güç­tür. Herhalde bundan olacak ki, ilim ehli ve halk arasında bu eser, şerh eden zatın adı ile anılmış ve KARA DAVUD ismi ile meş­hur olmuştur.

 Bundan ötürü, esere biz de aynı ismi verdik.


Müellif merhum hakkında, şerh   eden zat, eserin başında bilgi ver­miştir. Hem de, fıkralarla süslü tatlı hikâyeleri ile, menkıbeleri ile..

Burada, özet olarak, şerhi yapan bu zat hakkında, derlediğimiz bilgileri sunalım.

 Esas adının Muhammed olduğu söylenir. Ancak, halk ara­sında meşhur olan sevimli adı:  KARA DAVUD  olarak kal­mıştır.

 

(1) Bu isim, Türkçe'de şu demeğe gelir: SAADET MENBAI RESULÜLLAH'A S.A. HİZMET EDEREK BEREKETLERE NAİL OLMAK YOLUNDA BAŞARIYA ULAŞ­TIRAN KİTAP. 


İzmit'te doğduğu için, kendisine:    İzmitî   lakabı verilmiştir.

Osmanlı imparatroluğunun fütuhat devri olan Kanunî zamanında yaşamıştır. Mevlâna Lütfî ve Müeyyedzade başta olmak üzere, nice fazıl, kâmil zatlardan ilim irfan tahsil etmiştir. Böylece, kendisi de, o devrin fazıl, kâmil zatları arasında yer almıştır.

Doğum tarihi için, belli bir kayıt yoktur. Ancak, hicrî 948 (M. 1541) yılında vefat ettiği tesbit edilmiştir.

Hazretin bu vefat tarihi için, (Arap harfleri ile Türkçe Ebced he­sabına göre) şöyle bir mısra ile tarih düşürülmüştür:

 MESKENİN PÜRNUR EDE DAVUD EFENDİNİN VEDUD

Bu zat, Bursa'da vefat etmiştir.

Yıldırım semtinde yaptırdığı camide medfundur.

İlmine irfanına yakışır biçimde eserler vermiştir ki; başlıca eser­leri şunlardır:

 SİTE: www.kitaptakipcileri.com

Şerh-i Delâil-i Hayrat. (Bu eser.)

Şerh-i Kaside-i Nuniye. 

Haşiye-i Alet-tasavvurat.

Haşiye-i Alet-tasdikat.

Haşiye-i Şerh-i Metali'.

Haşiye-i Alâ Şerh-i Şemsiye.

Telhis-i Takrir-i Kavanin.

Haşiye-i Alet-tehzib.

 

Daha başka eserleri vardır. Bir de, akaid ve kelâm üzerine MALUMAT isminde bir mecmuası vardır ki, bunun bir nüshası Manas­tır kütüphanesinde mevcuttur.

Bunlardan başka, Bursa evkaf ve sicillatını kemali dikkatle zabt ve tahrir eylemiştir.   (1)

 

* **

Sizlere sunduğumuz bu eserde, sadece salâvat-ı şerifelerin ve dua­ların manaları,şerhi ile yetinilmemiştir. İçerisine bir tarih hazinesi sızdırılmıştır.

 İslâm tarihi, dünya tarihi, insanlık tarihi.

 Eserin üstünlüğünü, faydalarını böyle bir iki satırla, birkaç say­fayla anlatmamız mümkün değildir. Bunu, okuyunca alnayacak ve çok çok istifade edeceksiniz.

 (1)   Osmanlı Müellifleri, Ulema Faslı. 399. sayfa.  (Arap harfleri ile. yazılan nüshasından alınmıştır.)

 MÜHİM BİR ESER DAHA-  Veli ERTAN

 (Konya Yüksek İslâm Enstitüsü Müdürlüğünden, İstanbul Yüksek İslâm Enstitüsü Dinî Psikoloji, Dinî   Pedegoji    Öğretim    Üyeliğinden    Emekli)

 

Memleketimizin ilim ve irfan alanında; üslubunun sadeliği ile ta­nınmış sayın Abdulkadir Akçiçek, hepimizce malum olduğu üzere Arapça'dan dilimize çevirdiği bir çok eserleri vardır.

 

Son senelerde oldukça hacimli büyük eserler neşretmektedir. Bun­lar arasında dört ciltlik TABAKAT'ÜL- KÜBRA, MUHTAR'ÜL-EHADİS'İN-NEBEVİYE, tasavvufla ilgili İNSANI KÂMİL, vaaz ve nasihatlarla ilgili TENBİH'ÜL-GAFİLÎN namındaki beş mühim eseri çık­mıştır. DELÂİL-İ HAYRAT ŞERHİ KARA DAVUD ismindeki altıncı mühim eseri de okuyucuların istifadesine sunulmuştur.

 

Böylece, sayın Abdulkadir Akçiçek, irfan sahasına yeni bir eser daha katarak, okuyucularına büyük bir hizmette bulunmuştur.

DELÂİL-İ HAYRAT ŞERHİ KARA DAVUD, sayın mütercimin de kitabın önsözünde belirttiği gibi; mevzuu tamamı ile salâvat-ı şerife ve dualara inhisar etmektedir. Bu yönü ile, bu değerli eser, bir kaynak kitab mesabesindedir. Zira, kitabın sonuna konulan fihriste bakıldığı takdirde, eserin muhtevası hakkında ilk bakışta malumat edinmek mümkündür.

 

Eserin asıl metninin müellifi; zamanının kutbu, ilim ve takva­dan, zühd ü salâhta emsalsiz, Ebu-Abdillah künyesi ile maruf Muhammed b. Abdirrahman Cezulî  ye aittir. Bu zatın, hasep ve nesep bakımından Hazret-i Hasan'ın r.a. pâk soyundan geldiğini tarihler, kaydetmektedir. işte böyle bir neslin soyundan gelen allâmenin eserini şerh eden­ler çoktur. Bu şerhler arasında, KARA DAVUD efendinin şerhinin müstesna bir yeri vardır.

 

KARA DAVUD Kanunî Sultan Süleyman (1520 -1566) devrinde yaşamış mümtaz ve müstesna âlimlerden biridir.

 

Kamus'ül- Âlâm müellifi Şemseddin Sami'nin zikrettiğine göre muamelâta dair, kendi adı ile yad edilen kitabı ile şöhret bulmuş ve İslâm âleminde tanınmış bir zattır.

 

KAZA KİTABÜ  ŞERHİ DELÂÎL-İL-HAYRAT olarak yazdığı bu eseri ile de neşir hayatına büyük bir hizmette bulunmuştur.

Her mütercimin bir tercüme üslubu ve metodu vardır. Bunun ya­nında bir de tertib ve tanzimi bahis konusudur. İşte bu elimize geçen kitapta bu hususları görmekteyiz.

 

Bu eseri sadeleştiren ve Arapça kısımlarını tercüme eden sayın Abdulkadir Akçiçek, şerhi yapılan Arapça metni olduğu gibi, kitabına derç etmiş ve bu Arapça metnin okunuş tarzını da yeni harflerle gös­termiştir. Bunun alt kısmına da aynen tercümesini almıştır. Bu ter­cümenin şerhi diğer sayfalardadır.

Ayrıca, eser içinde geçen âyet-i celilelerin sûre ve âyet numara­larını da göstermiş, böylece, eser yeni bir kıymet kazanmıştır.

Eser, sekiz bölüm olup her bölüm belli günlerde okunacak salâvat-ı şerife ve dualarla doludur.

 

Bilhassa, bu eserde görülen yeniliklerden biri de, mevzulara göre bir indeksin konulmuş olmasıdır. Böylece, eserin ihtiva ettiği mev­zuların neye ait olduğunu gayet güzel bir tarzda ve bir anda görmek mümkün olmuş ve okuyuculara bir kolaylık gösterilmiştir.

Zamanını çok iyi bir tarzda değerlendiren ve manalandıran sayın Abdulkadir Akçiçek bundan sonra da irfan hayatımıza daha bir çok eserler katacağına emin bulunmaktayım.

 

Bu eserin de, diğer eserleri gibi, okuyucularımız nezdinde iyi ve hayırlı olmasını Cenabı Hak'tan niyaz ederim. Verimli çalışmalarını takdirle karşılarım.


 

Eserin kendi özelliği dışında, azamı şekilde istifade edeceğiniz şe­kilde sizlere sunmaya çalıştık. Şöyle ki:

Eserin dilini sadeleştirdik; imkân nisbetinde tekrardan ve zihni dağıtacak üsluptan ayırdık.

Esas metni bozmadık. Sayfalar halinde klişesini yeri gel­dikçe, koyduk.

Bu metin klişenin hemen sağma, Arapça okunuşunu yeni harflerle aldık.

 

Aynı sayfanın alt kısmına da, bu metnin artıksız eksiksiz, azamî ölçülerle metne sadık kalarak tercümesini aldık. Bu metin ter­cümenin şerhli manaları, eserin diğer kısımlarındadır. Bakıldığı zaman, kolay görülmesi için, bu metinleri siyah yazılarla yaptık. Geniş mana­sını arzu edenler, oraya bakabilirler.

Eserin içindeki mevzuların umumî olarak fihristi yapıl­mıştır. Bunun dışında; kelime, mevzu fihristi tek tek yapılmıştır.

Eserde âyet-i kerimelerin, sure numaraları ile âyet numa­raları yazılmıştır. Gerektiği zaman, yerinde açılıp okunabilir.

 

 

* **

 

Bu yapılanları, bu büyük eserden azamî istifadeler sağlamanızı temin için yapmış bulunuyoruz. Ancak, bunların dışında şiddetle arzu­lanan bir mana var ki, o: Eserin manevî tesiridir. Bunu da Allah-ü Taâlâ ihlâs sahibi kullan için halk eder.

Allah'a ve Resulüne emanet olunuz. . ( kara davut kitap, delaili hayrat şerhi, oku, kitabı, online satın al, yayın, ucuz dini kitap, uygun fiyat, islami kitap  satış, gonca kitabevi, İslam, onlıne satış, kitabyurdu.net, kara davut fiyatı, delalilül hayrat fiyatı 3 günde teslim, ucuz kitap, internetten satış, yazar, tercümesi, delailül hayrat kara davut, kara davud şerhi, çelik yayın, abdülkadir akçiçek, çelik yayınevi )

 

Abdulkadir AKÇİÇEK 

7 Şaban 4395 - 15 Ağustos 1975 BOSTANCI - İSTANBUL 


 

 

    KARA DAVUD  (Delâil-i Hayrat Şerhi)

 

 

         Şerh Edenin Önsözü

 

 

Rahman Rahim Allah'ın adı ile... Allah'a hamd olsun.

Yüce Allah: Bizatihi, Resulüllah efendimize salât eyledi. Selâmın ve salâtın en tamı Resulüllah efendimize olsun.

Ayrıca, Allah-ü Taâlâ: Meleklerin ona, yani: Resulüllah efendi­mize salât okuduklarını da bize haber verdi. Salâtın ve selâmın en faziletlisi, Resulüllah efendimize olsun.

Bundan başka, Allah-ü Taâlâ, insan ve cin neslinden mümin olanlara: Resulüllah S.A. efendimize salât ü selâm getirmelerini em­retti.

Bize emrettiği şekilde: Efendimiz Muhammed'e salât ve selâm ol­sun. Keza: Ona salât ve selâmın her çeşidini yapan âline ve ashabına da olsun.

 

Sonra..

Sübhan olan Yüce Allah, insan nev'ini cümleden mükerrem; akıl, fehimi, idrâk, anlayış ve ilim ile cümleden müfahham (saygı gören); karada, denizde, uzak yerlere gitmede, kendini ve yüklerini götürmek için binek ihsanı ile muazzam kılıp temiz ve pâk şeylerin in'amı ile nimete erdirmesinin sırrı ve hikmeti: Zatını tevhid ve ona çeşitli iba­detle kulluk olduğunu:

—«Ben, cinleri de; insanları da ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.»  (51/56)

Mealine gelen âyet-i kerimesi ile anlattı.

İbadet çeşitleri arasında; dünyanın ve âhiretin beliyye ve aza­bından kurtulmaya, iki cihanda saadete ermeğe Resul-ü Ekrem'e S.A. salât ve selâm ibadetinin cümleden tam olduğuna dair:

—«Şüphesiz, Allah ve melekleri o Peygambere çok salât ederler. Ey iman edenler, siz de ona salât edin; tam bir teslimiyetle selâm verin.» (33/56)

Mealine gelen âyet-i kerime ile işaret buyurduklarından ötürü; bütün ashab-ı kiram (Allah onların cümlesinden razı olsun), namlı ilim sahipleri, büyük meşayih (Allah onlara rahmet eylesin), türlü türlü salât ile Resulüllah'a S.A. intisap edip salâvatı vird edindiler.


Müellif Merhum Ebu Abdillah

Şimdi, müellif merhumu anlatalım.

Zamanının kutbu, vaktinin eşsiz ferdi, ilim ve takvada yekta, zühd ve salâhta kendisine uyulan bir kimse idi.

Bu zatın, kısaca şerefli künyesi şudur: EBU ABDİLLAH.

îsm-i şerifi şudur: Muhammed b. Abdirrahman b. Ebi Bekir b.
Süleyman Cezuli.. 


    Hasep nesep sahibi olup, Hz. Hasan'ın r.a. pâk soyundandır. Onun pâk ırkından gelmiş olup, şerif, asîl, zeki, edip bir zattır.

Zikri geçen müellif Şeyh Hazretleri, önceleri Cezul'da, sonraları Semlâl'da ilim, iyi hal sahi

Yorum Yap

Not: HTML'e dönüştürülmez!